top of page
Ara

Unutulma Hakkı Nedir?

Av. Mehmet Faruk KOÇAK

lectori salutem


En basit anlatımla unutulma hakkı (the right to be forgotten), bireylere özellikle internet ortamındaki kişisel verilerinin silinmesini talep etmek olanağını tanıyan bir imkan olarak nitelenebilir. Bununla beraber vurgulanmalıdır ki söz konusu hakkın getirdiği yetkiler bununla sınırlı değildir.


UNUTULMA HAKKININ GELİŞİMİ

Çalışma hayatı, haberleşme, eğitim, sağlık hizmetleri ve eğlence sektörü başta olmak üzere birçok toplumsal etkileşimin artık teknolojik araçlar aracılığı ile gerçekleştirildiği herkesin malumudur. Bu süreçte nesnelerin interneti (internet of things), büyük veri (big data) ve yapay zeka (artificial intelligence) gibi olgular; mensubu olunan toplumsal sınıfa ya da yaşa bağlı olmaksızın herkesin özel hayatına müdahale teşkil eder niteliğe bürünmüştür. Hukuk sistemi açısından önemli olan husus, bu müdahalelerin postmodern toplumun neoliberal işleyişinde ciddi insan hakları ihlallerine yol açabilecek oluşudur.


Söz gelimi, mobil haberleşme uygulamalarında (örn. WhatsApp) gerçekleştirdiği iletişim içeriği hukuka aykırı şekilde üçüncü şahıslarca ele geçirilen kimselere bu içerik aracılığıyla şantaj yapılması; veya bir şirketin ticari itibarını zedelemek için gerçeğe aykırı haberlerin internet üzerinden yayılması gibi olgular gün geçtikçe daha fazla karşılaşılan sorunlar haline gelmiştir. Bu gibi durumlarda ceza hukuku kapsamında açılacak soruşturmalarla veya özel hukuk kapsamında ika olunacak tazminat davalarıyla bireylerin özel hayatı açısından hukuki koruma sağlanabilmektedir.


Fakat unutulma hakkı, bireylerin kişilik haklarının korunması açısından sahip oldukları hukuki imkanları genişletmektedir. Zira internette yer alan ve kaldırılması istenen içeriğin hukuka uygun şekilde yayımlanmış olması durumunda dahi söz konusu içeriğe erişimin kaldırılması talep edilebilmektedir.


Bir başka deyişle, internetten silinmesi istenen haber, makale veya herhangi bir içerik, internet ortamına hukuka uygun şekilde aktarılmış olsa dahi unutulma hakkı kullanılarak söz konusu içeriğe erişimin engellenmesi mümkündür. Bu bakımdan unutulma hakkının bilişim ve teknoloji alanındaki gelişmeler nedeniyle kişilerin özel hayatına internet üzerinden yönelen müdahalelerin nicelik ve niteliğinin artması ile ortaya çıkan ve özel hayatın gizliliğini koruma imkanlarını genişleten bir hak olarak nitelenmesi isabetli olacaktır.


UNUTULMA HAKKININ HUKUKİ DAYANAKLARI

Unutulma hakkının hukuki temeli, anayasamızın 17 inci maddesinde koruma altına alınan kişi dokunulmazlığı ve kişinin maddi/manevi varlığını koruma ile geliştirme hakkı ile 20 inci maddede yer alan özel hayatın gizliliği ve korunması düzenlemelerinde yatmaktadır. Bu doğrultuda, kişilerin manevi varlıklarını geliştirmelerine fırsat vermek için unutulma hakkının işletilmesi, Anayasa Mahkemesi tarafından devletin pozitif yükümlülükleri arasında sayılmaktadır (N.B.B. Başvurusu, 2013/5653, 03.03.2016). Keza Yargıtayımız da unutulma hakkından yararlanmak isteyen davacıların toplum hafızasından silinmesini “(g)eçmişindeki yaşanan talihsiz bir olayın unutularak geleceğini serbestçe şekillendirmek, diğer bir deyişle hayatında, yeni bir sayfa açmak” için istediğini tespit etmekte ve bu hakkın önemine işaret etmektedir (19 CD, 2018/7737 E., 2018/13080 K., 10.12.2018).


Unutulma hakkı sadece ulusal düzlemde değil, ulusalüstü insan hakları hukuku ve uluslararası hukuk organları nezdinde de kendisine dayanak bulmaktadır. Bu konudaki en önemli karar, İspanya yargı mercisinin Google, İspanyol veri koruma kurumu ve bir İspanyol vatandaşı arasındaki uyuşmazlık hakkında ön karar (preliminary ruling) talep etmesi üzerine Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) tarafından verilmiştir (Google Spain SL, Google Inc. v. Agencia Española de Protección de Datos, Mario Costeja González (C-131/12), 13.05.2014). Karara konu olayda, 16 yıl önce borcu yüzünden taşınmazını satışa çıkardığı haberinin yayımlandığı gazeteden ve Google sonuçlarından kaldırılması için İspanyol veri koruma kuruluna başvuran İspanyol vatandaşının talebi Google bakımından kabul görmüş; Google ise veri kurumunun bu kararını dava etmiştir. Bu kararın içeriğine dair açıklamalara aşağıda değinilmiştir.


UNUTULMA HAKKININ İÇERİĞİ

Unutulma hakkının tanıdığı en önemli talep haklarından birisi hiç şüphesiz internet ortamına aktarılmış içeriklerin arama motorlarının listelerinden silinmesine (de-listing) dairdir. Bir başka deyişle, unutulma hakkının kullanılması ile Google gibi arama motorlarının arama sonuçlarında bireyler aleyhinde hukuka uygun olarak yayımlanmış içeriklerin bu listelerden silinmesi mümkündür.


Hukuk dünyasında henüz çok yeni olan bu hakkın içeriğinin belirlenmesi için halihazırdaki en kapsamlı kaynaklar uluslararası hukuk düzleminde karşımıza çıkmaktadır. Her ne kadar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde de önemli kararlar bulunsa da (örn. M.L. ve W.W v. Almanya, 60798/10 ve 65599/10, 2018) unutulma hakkının içeriği açısından temel teşkil eden karar, yukarıda arz edilen ABAD kararıdır.


ABAD, dönüm noktası olan söz konusu kararında öncelikle Google ve diğer arama motorlarının faaliyetlerinin Avrupa Birliğinin (AB) kişisel verileri koruma mevzuatına göre “veri işlemesi”, arama motoru operatörünün de “veri sorumlusu” olduğunu tespit etmiştir (§41). Mahkemeye göre arama motorlarında listelenen içeriğin eksik/yetersiz (inadequate), güncel olmayan veya güncelliğini yitirmiş (irrelevant or no longer relevant) ya da arama motorunun söz konusu içeriği listelemesi ile güdülen amaç açısından ölçüsüz (excessive) olması halinde yayından kaldırılması unutulma hakkı kapsamında kalmaktadır.


Türk hukukunda ise yukarıda arz edilen anayasa maddelerinde temellenen unutulma hakkı, başta “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” (5651 sayılı Kanun) olmak üzere mevzuatımızın çeşitli yerlerindeki düzenlemelerle doğrudan talep edilebilir hüviyeti de kazanmıştır. Söz gelimi, 5651 sayılı Kanunun 9 ile 9/A düzenlemelerine göre özel veya tüzel kişi olup olmadığına bakılmaksızın kişilik haklarının ihlal edildiği düşüncesinde olan herkesin içerik sağlayıcısına veya yer sağlayıcısına başvurarak internet ortamındaki bu yayının kaldırılmasını isteme hakkı olduğu gibi doğrudan sulh ceza hakimliklerine de yayının kaldırılması veya yayına erişimin engellenmesi yönünde istemde bulunma hakkı bulunmaktadır. İçerik ya da yer sağlayıcısının veya sulh ceza hakimliğinin bu başvurulara karşı 24 saat içinde cevap/karar vermek zorunluluğu olması ve yargı kararının yerine getirilmemesinin adli para cezası ile cezalandırılacağının öngörülmesi, Kanunun getirdiği önemli usuli güvencelerdendir.


Yine 5651 sayılı Kanun çerçevesindeki hukuki imkanlardan birisi olarak internet ortamındaki bir yayın nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiği kanısındaki kimselerin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna söz konusu yayına erişimin engellenmesi için başvuru hakları bulunmaktadır. Bu şekilde başlatılan sürecin devamında tedbir kararı alınması halinde, bu kararın erişim sağlayıcılarca söz konusu içeriğin bulunduğu yayına ait URL’nin 24 saat içinde erişime engellenmesi yoluyla yerine getirilmesi gerekmektedir. Dikkat edilmelidir ki söz konusu tedbir kararının devam etmesi için aynı zamanda sulh ceza hakimliğinden de karar alınması zorunluluğu vardır.


UNUTULMA HAKKININ UYGULANABİLİRLİĞİ

İfade edildiği üzere unutulma hakkı hukuk terminolojisine ancak son yıllarda girmiştir. Bu bakımdan hakkın uygulanabilir olduğu durumlar açısından mevcut yargı kararları da sınırlı sayıdadır. Fakat, bu bakımından AB mevzuatındaki gelişmelerin başta ülkemiz olmak üzere dünyanın çeşitli hukuk sistemlerinde de iktibas edildiği görülmektedir. Dolayısıyla AB hukukundaki rehber ve ilkeler, bu hakkın uygulanabilirliği açısından başvurulabilecek temel kaynaklar arasında düşünülebilir.


Bu noktada, AB kişisel verilerin korunması mevzuatı çerçevesinde faaliyet gösteren uzman kurulunun (Article 29 Working Party) unutulma hakkı bakımından verdiği görüşe değinilmesi gerekmektedir. Buna göre internetteki bir içeriğin arama motorlarının listesinden kaldırılması açısından unutulma hakkının kullanılabilmesi için 13 adet kriter bulunmaktadır. Bu kriterler:

  1. İçeriğin özel kişiyi mi tüzel kişiyi mi ilgilendirdiği,

  2. İçerikteki verinin ait olduğu kimsenin toplumsal yaşamda önemli bir rol oynayıp oynamadığı veya toplumsal figür olup olmadığı,

  3. İçerikteki verinin ait olduğu kimsenin çocuk olup olmadığı,

  4. İçerikteki verinin doğru olup olmadığı,

  5. İçerikteki verinin verildiği bağlam açısından ilgili ve verinin amacı bakımından ölçülü olup olmadığı (verinin ait olduğu kişinin çalışma hayatına dair olup olmama, verinin nefret söylemi, iftira ve hakaret gibi kapsamı olup olmadığı, verinin kişisel bir kanaati mi yoksa bağımsız kaynaklarca doğrulanmış bir olguyu mu yansıttığının açıkça anlaşılır olup olmadığı),

  6. İçerikteki verinin hassas nitelikli kişisel veri olup olmadığı,

  7. İçerikteki verinin güncel olup olmadığı ve arama motorunda tutulması ile güdülen amaç bakımından hala ölçülü olup olmadığı,

  8. İçerikteki verinin, verinin ait olduğu kişi aleyhinde bir önyargıya ve bu kişinin özel hayatı bakımından ölçüsüz şekilde olumsuz etki yapıp yapmadığı,

  9. İçerikteki verinin, veri sahibini kimlik hırsızlığı, dijital zorbalık veya ısrarlı takip gibi hususlarda riske atıp atmadığı,

  10. İçerikteki verinin hangi bağlamda yayımlandığı (verinin bizzat sahibi tarafından mı yayımlandığı, verinin kamuya açıklanmak üzere mi yayımlandığı, makul bir veri sahibinin söz konusu yayının kamuya açıklanacağını öngörüp öngöremeyeceği),

  11. İçeriğin gazetecilik amaçları ile mi yayımlandığı,

  12. İçeriği yayımlayan şahsın, uyuşmazlığa konu veriyi kamuya açıklamak bakımından hukuki bir yetkisinin ya da görevinin olup olmadığı,

  13. İçerikteki verinin bir suça ilişkin olup olmadığı

şeklinde sıralanmıştır.


İfade edilmelidir ki bu kriterlerin sadece bir tanesi açısından ulaşılacak sonuç, unutulma hakkının uygulanabilir olduğu anlamına gelmemektedir. Bu hakkın kullanılabilmesi için en azından birkaç kriter bakımından yapılacak değerlendirmelerde kümülatif olarak lehe netice alınması gerekmektedir.


Görüldüğü üzere unutulma hakkının uygulanıp uygulanamayacağı ve bu doğrultudaki taleplerin yargı mercilerince kabul görüp görmeyeceği hususunda detaylı değerlendirmeler yapılmaktadır. Bu değerlendirmelerde bireylerin temel hak ve hürriyetleri, kamu menfaatleri ve arama motorlarının ekonomik menfaati arasında denge kurulması hedeflenmektedir. Neticede Google gibi arama motorlarının listelerinden hakkındaki bir içeriğin kaldırılmasını talep eden özel/tüzel kişilerin bu talepleri; verinin doğası, somut olayda bu verinin ifade ettiği hassasiyet ve toplumun söz konusu yayına erişmesinde menfaati olup olmadığı gibi hususlar gözetilmektedir.

Comments


bottom of page